şişli escort
Bugun...


Ayşegül AKBAL

facebook-paylas
KOKU
Tarih: 20-05-2020 00:49:00 Güncelleme: 22-05-2020 01:54:00


Bizim oralarda ataerkillikten olsa gerek benimsenip daimi kalınan bir baba köyü vardır, bir de misafir sanatçı istifinin her daim muhafaza edildiği ana köyü…

 

Sapu..ana köyüydü..biz de misafir çocuklar..

 

Zamanın başına buyruk olmadığı dönemlerden bahsediyorum, yazların yaz , kışların kış olduğu, zaman telakkisi üzerine kafaların yorulmadığı, olgudan çok olayın önemli olduğu, kısacası zamanın bir kaygı aracı olmadığı dönemler….

 

“Herkes genç değildi kuşkusuz ama kimse zamanın hızlı geçişine hayıflanmazdı..ya da hayıflanırdı da biz duymazdık..öyle ya..insanın en bencil yönü algıda seçiciliğinde gizlidir..dönem dönem duyduklarının değişmesi de hep bu yüzdendir..

 

İşte zamansız yazların yaşsız çocuklarıydık biz …ve arada bir misafir giderdik ana köyüne..

 

Sapu… anneannemin dünyaya açılan o engin bahçesinin mekan bulduğu köy..sadece küçük bedenlerimizin bizden gayri her şeyi devasa görmesinden mütevellit değildi bahçenin büyüklüğü…gerçekten büyüktü..sonraları inşaat yapmayı her şeyden çok seven toplumların hazin sonunu yaşamaktan kendini tabiî ki de kurtaramayıp bir hayli küçülse de, havsalamda hala aynı büyüklükte… bazı şeyler değişmez, iyi ki de değişmez..yoksa nasıl taşırız bu emanet bedeni…

 

Anneannemin elleri hamurlu pür telaş, henüz silinmiş merdivenlerden inişi, yan kapıdan dayımın çok önemli bir havadis verecek edası uyandıran yarı bağrışmalı ,yarı İstanbul şivesi katılmış, aslında tamamı anlaşılmaz seslenişleri, büyük babaannenin yaşlı eteğinde biriktirdiği o çok masalsı anıları…fonda çay makası sesleri…

 

Devasa bahçenin bilumum yerinde serpilmiş asırlık armut ağaçları ve her birinin lezzetinin bir diğerinden münferit oluşu…yol geçen hanı vasfını her daim koruyan anneanne evine günde 500 kez uğrayan birbirine benzeyen köy kadınları,,,bitmeyen sohbetler , araya sıkışan büyük kahkahalar, hiç korkutmayan kavgalar,nihayetinde hep samimi kalışlar..

 

Coğrafya ile bir türlü örtüşmeyip hala çözülemeyen su sorununun biz çocuklara yüklediği biraz üşengeç bolca sosyal ortam yaratan su taşıma seansları..hava güzelse (ki önemli bir detaydır) gidilen denizler, yorgun ama mutluluğu yıllar sonra fark edilecek olan dönüşler,,, anneannemin bizi gereksiz bulduğu deniz aktivitemizden dolayı sinirli karşılayışı, hiçbir yeri kirletmememiz üzerine verdiği o sırası hiç bozulmayan talimatlar..hep birlikte oturulan sofralar ve yetmeyen sandalyeler..

 

Bayramlarda , köydeki diğer tüm evlerde de rastladığım üzeri mavi ambalajlı, şeker mi çikolata mı olduğunu anımsayamadığım, ama çok rahiyalı olan o şey..o güzel şey..kokusu hala bende gizli olan o şey…neydi, hangi markaydı, nerden alınmıştı…bilinmez…

 

Şimdi çocukluğum o koku kadar yakın, o koku kadar uzak…..



Bu yazı 836 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI